Veri merkezlerinde artan işlem yoğunluğu, soğutma sistemlerinin tasarımında kullanılan geleneksel yaklaşımların yeniden değerlendirilmesini gerektirmektedir. Özellikle bulut bilişim, yapay zekâ ve yüksek performanslı hesaplama uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte rack başına düşen IT yükleri önemli ölçüde artmıştır. Günümüzde birçok veri merkezinde rack yoğunluklarının 15–30 kW seviyelerine ulaştığı görülmektedir.

Bu gelişme, veri merkezi soğutma sistemlerinin yalnızca kapasite açısından değil, enerji verimliliği ve hava dağıtım performansı açısından da yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda öne çıkan çözümlerden biri Fanwall mimarisidir.

Fanwall yaklaşımı, yalnızca farklı bir cihaz konfigürasyonu değil, veri merkezi soğutma sisteminin hava tarafı hidrodinamiği ve merkezi soğutma sistemi verimliliği üzerinde doğrudan etkisi olan bir tasarım yaklaşımıdır.

Fanwall mimarisi, yalnızca bir ekipman seçimi değil; enerji verimliliği, operasyonel güvenilirlik ve commissioning performansını doğrudan etkileyen bütüncül bir sistem optimizasyon yaklaşımıdır. 

Rack Yoğunluğu ve Soğutma Mimarisinin Evrimi

Veri merkezlerinde kullanılan soğutma mimarisi, büyük ölçüde rack başına düşen IT yüklerine bağlı olarak şekillenir.

Düşük yoğunluklu veri merkezlerinde (genellikle 5–7 kW/rack altı) perimetrik soğutma ve yükseltilmiş döşeme üzerinden hava dağıtımı çoğu zaman yeterli performans sağlar. Ancak rack yoğunlukları arttıkça sıcak ve soğuk hava akımlarının kontrolü daha kritik hale gelir.

Bu nedenle orta yoğunluk seviyelerinde aşağıdaki çözümler yaygın olarak kullanılmaktadır:

  • sıcak / soğuk koridor kapatma sistemleri
  • in-row soğutma üniteleri
  • hava akışı yönlendirme çözümleri

Rack yoğunluklarının 15–20 kW ve üzeri seviyelere ulaşması durumunda ise gerekli hava debisini sağlamak için sistem statik basıncının artması kaçınılmaz hale gelir. Artan basınç kayıpları fan enerji tüketimini önemli ölçüde yükseltebilir.

Fanwall mimarisi bu noktada daha geniş hava geçiş kesiti sayesinde yüksek hava debisini daha düşük hava hızlarıyla sağlayarak önemli bir avantaj sunar.

Hava Tarafı Optimizasyonu ve Fan Enerjisi

Veri merkezi soğutma sistemlerinde fan enerji tüketimi büyük ölçüde sistem basınç kayıplarına bağlıdır. Fanın üretmesi gereken teorik güç aşağıdaki ilişki ile ifade edilebilir:

 

P=Q.ΔPη

Bu ilişki, fan enerji tüketiminin doğrudan hava debisi ve basınç kayıpları ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Fanwall sistemlerinde kullanılan geniş coil yüzeyi ve çoklu fan dizilimi sayesinde hava daha düşük hızlarla hareket eder. Bu durum hava tarafı basınç kayıplarını azaltarak fan enerji tüketiminin düşürülmesine katkı sağlar.

Uygun sistem tasarımında, hava hızının düşürülmesi ve basınç kayıplarının minimize edilmesi ile fan enerji tüketiminde genellikle %20–30 aralığında tasarruf sağlanabilmektedir.

Yüksek Soğutma Suyu Sıcaklıklarının Etkisi

Fanwall mimarisinin bir diğer önemli avantajı, geniş ısı transfer yüzeyi sayesinde daha yüksek soğutma suyu sıcaklıklarında da gerekli kapasitenin sağlanabilmesidir.

Modern veri merkezlerinde sıklıkla kullanılan soğutma suyu rejimleri şunlardır:

  • 18 / 24 °C
  • 20 / 26 °C
  • 20 / 30 °C

Soğutma suyu sıcaklığının artırılması, chiller grubunun evaporasyon sıcaklığının yükselmesine olanak tanır. Bu durum chiller verimliliğini artırırken, aynı zamanda free-cooling sistemlerinin daha uzun süre çalışmasına da imkan sağlar.

Test, Devreye Alma ve İşletme Avantajları

Fanwall sistemleri yalnızca tasarım aşamasında değil, test (commissioning) ve işletme süreçlerinde de önemli avantajlar sunar.

Modüler fan yapısı sayesinde:

  • sistem testleri daha esnek şekilde gerçekleştirilebilir
  • kısmi yük testleri daha gerçekçi senaryolarla uygulanabilir
  • yedeklilik (redundancy) doğrulamaları daha etkin yapılabilir

Geleneksel tek fanlı CRAC/CRAH ünitelerinin aksine, Fanwall mimarisi doğası gereği Tekil Arıza Noktası (Single Point of Failure – SPOF) risklerini azaltır. Tek bir fanın arızalanması durumunda toplam hava debisi üzerindeki etki sınırlı kalır ve sistem çalışmaya devam edebilir.

Ayrıca çoklu fan konfigürasyonu, özellikle dinamik IT yük koşullarında kısmi yük performansını iyileştirir. Fanların modülasyonlu çalıştırılması sayesinde daha stabil hava akışı ve daha hassas sıcaklık kontrolü sağlanır.

Yapısal Tasarım, Sızdırmazlık ve Sistem Etkisi

Veri merkezi uygulamalarında, çok küçük hava kaçakları dahi rack giriş sıcaklıklarını doğrudan etkileyerek soğutma etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle cihaz mahfazası (enclosure) sızdırmazlığı kritik bir tasarım parametresidir.

Fanwall sistemleri, geniş yüzeyli ve düşük hızda hava geçişine uygun yapıları sayesinde sızdırmazlık performansının korunmasına daha uygun bir mimari sunar. Özellikle doğru gövde tasarımı ile batarya çevresinde oluşabilecek bypass hava akımları minimize edilir.

Bu kapsamda gövde performansı genellikle EN 1886 standardına göre değerlendirilir:

  • L1 hava sızdırmazlık sınıfı
  • T2 gövde ısı iletim sınıfı
  • TB2 ısı köprüsü performansı

Yüksek sızdırmazlık performansı yalnızca anlık soğutma verimini artırmakla kalmaz, aynı zamanda sistemin daha yüksek su sıcaklıklarında çalışabilmesine imkan tanır. Bu durum, yıllık free-cooling sürelerini artırarak veri merkezinin toplam enerji performansını ve dolaylı olarak PUE değerini iyileştirir.

Sonuç

Veri merkezi soğutma sistemlerinde yüksek verimlilik yalnızca ekipman kapasitesi ile değil, sistem seviyesinde yapılan mühendislik optimizasyonları ile elde edilir.

Özellikle yüksek yoğunluklu veri merkezlerinde aşağıdaki parametrelerin birlikte değerlendirilmesi kritik önem taşımaktadır:

  • ısı transfer yüzey alanı
  • fan enerji tüketimi
  • merkezi soğutma sistemi verimliliği
  • sistem sızdırmazlığı ve hava yönetimi
  • işletme ve commissioning performansı

Fanwall mimarisi, düşük alın hızı, yüksek hava debisi ve modüler fan yapısı sayesinde:

  • fan enerji tüketimini azaltır
  • kısmi yük performansını iyileştirir
  • SPOF risklerini minimize eder
  • test ve devreye alma süreçlerini kolaylaştırır
  • free-cooling potansiyelini artırır

Sonuç olarak, veri merkezi tasarımında gerçek enerji verimliliği; yalnızca cihaz seçiminden değil, hava tarafı akışkan dinamiği, sistem sızdırmazlığı ve soğutma sistemi termodinamiğinin birlikte optimize edilmesinden elde edilir.

Çağrı AKKAYA 
Boreas Teknoloji
Veri Merkez Satış Müdürü

Leave a Reply